Karanlık bir yeraltı mahzenindeydim , vücudumda bedenimin her yerine işleyen bir sıcaklık hissediyordum.Bunaltıcı bir sıcaklığı vardı mahzenin , sıcaklık nefesimi esir almıştı sanki , nefesim kurtuluş naraları atıyordu.
"Kardeşim "dedi bir ses .Çok üşüyorum ne olur bana yardım et"
Yüzünü tek aydınlatan baretinin ışığıydı , zorlukla yutkunuyor , her yutkunmasından sonra nefes almaya çalışıyordu.
Üzerimde arkadaşımın verdiği deri montum vardı uzattım ona gülümseyerek , dahası gözlerimi kaçırarak ;
- Al ustam bu seni sıcak tutacaktır.
Bedenindeki acı yüzüne yansımıştı , ağlamak istiyor gibi bir hali vardı ama ağlayamıyordu sanki.Eğdi başını , gözleri taşıyamıyordu artık acılarının ağırlığını , biraz daha konuşsa ağlayacaktı.
- Peki ya sen ! dedi titrek bir sesle...
-Açıkçası ben burada çalışmıyorum ustam .Buraya nasıl geldiğim hakkında da hiçbir fikrim yok.
- Sence...zorlukla aldığı nefesi konuşmasına engel oluyordu , yüzündeki yaşanmışlığı gizlediği küçük bir gülümseme attı ve derin bir nefes aldı , biraz gücünü toplamıştı şimdi , gözlerindeki bulanıklığı saklamaya çalışıyordu ;
-Sence biz bu yeraltı mahzenine mahkum olmaktan çok mu mutluyuz kardeşim.İnsanlar hikayelerimizden , hayatlarımızdan , acılarımızdan habersizler.
Eğer şimdi bu karanlık mahzen mezarım olursa insanlar bizden bahsedecekler , acıyarak baktıkları hayatımızı sahte duygularla övecekler , ama bizi asla anlamayacaklar..
Onlar ne yaşamımızı ne de ölümüzü anlayabilecekler kardeşim....öksürüyordu , ağzında kanla boyanmış tükürüğüne aldırış etmeden bana bakıyordu ;
- Anlıyorsun değil mi ?
Yırtık ve eski eldivenleriyle kavramaya çalışıyordu montu , o sesli yutkunmalar başlamıştı yine .
![]() |
| Kaan Yasin ERSOY |
- İnsanlar kömürden ibaret sandılar hayatımızı...bunun için bizi buralara mahkum ettiler belki de...Başını hızla bana çevirdi , dişlerini sıkıyordu.İçindeki öfkeyi , kini hissedebiliyordum , hiç konuşmasa bile gözleri onu ele veriyordu ;
-Ama yanıldılar kömürden öteydi hayatlarımız.Kömürden daha karanlıktı belki ama kömür değildi , olamazdı....
Ağlamaya başlamıştı , elleriyle gözlerini kapatıyordu, baretini çıkardı ,dizlerinin üzerine koydu , ona bakınca çıkmaza düşen bunalımın eşiğindeki arkadaşlarım aklıma geliyordu.İki ayrı hikaye yaşanıyordu farklı bedenlerde ama kaderler ortaktı.
Vücudumun derinliklerinde bir güç başımı eğdi , damarlarımdaki kanın yavaşladığını hissediyordum , göz kapaklarım ağır gelmişti , nefes almak hiç bu kadar zor gelmemişti , güçlükle nefes alıyordum..
Uyandığımda masamın başındaydım , ayaklarımdaki sancı bedenime yayılmıştı .Yazı defterim başucumdaydı.Defterimin hemen üzerinde montum vardı.Nereden gelmişti bu mont ? Sonra montun üzerinde siyah izler vardı ve garip bir sıcaklık....Bu garip sıcaklık mahzendeki dayanılmaz sıcaklığın ta kendisiydi...
Rüyamdaki sözler kulaklarımda yankılanıyordu , montum da ellerimi gezdirdikçe artıyordu sesler ve bir ses beni çağırıyordu ;
"ÜŞÜYORUM KARDEŞİM !"
fakir gazeteciniz - Kaan Yasin ERSOY


0 yorum Blogger 0 Facebook
Yorum Gönder